Monthly Archive: Haziran, 2016

Çok geç…

Biraz özlem, biraz nemli arzular. Mahkumiyetlerimiz. Vefasız topluluklar. Siyah gözlerinde koyboluşlarım. Yorgunluğumuz. Nedensiz kırgınlıklarımız. Kendimize zehir ettiğimiz günler. Hasretimiz: Hızır dostluğuna. Gelmeyişler. Uzaktan, çok uzaktan bakışların. Tutulmuş nutkumuz. Davamız: Vazgeçemiyoruz işte. Gidişin. Solan… Okumaya devam et

Mecburiyetler

Sıcak yaz günlerinde kerpiç dam başlarında yatmaya mecburduk. Yıldızlar bizi serinletir, ay ve ışığına hürmet gösterirdik. Yatağımız çaputtan, yorganımız beşinci sınıf bezden ve artıklardan yapılmıştı. Gönlümüz bağıra çağıra beyhude feryat etmezdi. Aman şuyumuz… Okumaya devam et

218 nolu Odanın Aşk Yalnızlığı

Aşkın interaktif hallerini bu koridorlar ve bu sınıf  bir daha yaşamayacak. Bilinler bilir.  Oysa o duvarlar bu aşkın ilanına yeni alışmışlardı. O aşkı tadanlar bazen iki kelime ile bazen koca koca projeleri ile… Okumaya devam et

Bu Aşkı Yeniden Yaşasak..

Biz bu aşkı yeniden yazsak diyorum. Bir başka yaşasak, bir başka baksak dünyaya insanlara, çiçeklere ve hatta böceklere. Biz seninle yeniden okul yoluna düşsek. Öğreneceğimiz bilgilere bir başka gözle baksak. Hazırladığımız materyaller bir… Okumaya devam et