Monthly Archive: Ağustos, 2016

Bizimkisi böyle…

Yaşar Kemal, Mustafa Kutlu, Mustafa Necati Sepetçioğlu’ndan ilhamla  “Her cezaya razıyım, Kokunu bıraksınlar.” Hallerine bakmadılar. Adreslerini bırakmadılar. Sürükleye sürükleye götürdüler. Sürüklenenler arkalarına bakmadılar. Geriye de dönmediler. Gidenlerin çoğunu adını bilmiyoruz. Sürükleyenler kendileri biliyor.… Okumaya devam et

Beni düşüneceksin

Biraz sonra… Beni düşünüceksin. Ya ben… Bense birilerine kafayı takmışım. Hani şu iğrenç hakaretler eden adam(lar) var ya. Kapı komşunuz Bozların oğlu Murtaza ve sülalesi değil. Boyacı Habeş ve çırakları hiç değil. Tahmin… Okumaya devam et

Müsade yok…

Biraz deli dolu yaşasak hayatı. Müsade yok. Şöyle dam başına çıkıp bağırasım geliyor. Biraz küfür, biraz sitem etmek istiyorum. Çocuklar karşıma dikiliyor: ‘Yaşından başından utan’ diyorlar. Biraz serseri olmak istiyorum. Sıradan kıyafetler giymek… Okumaya devam et

Biraz dalgınlık var bu sıra

Biraz dalgınlık var bu sıra. Mesela eşin-dostun adını unutuyorum. Kıldığım namazın rekatlerini unutunca, üç-dört defa namazı tekrarladığım oluyor. Akşamları eve yürüyerek gidiyorum. Eve gelince arabayı arıyorum. İş yerinde bıraktığımı yemekten sonra hatırlıyorum. Dertten… Okumaya devam et

Susuverdik

Elimiz iki yanımızda divane kaldık. Sabri dayı konuşmuyor. Mikailin oğlu Mustafa selamımızı almıyor. Komşumuz Niğar teyze bize yavan yavan bakıyor. Hiç birşey yokmuş gibi davranıyorum. Dam yatmalarının tadı yok. Ay benimle muhabbeti kesti.… Okumaya devam et

Kime ne diyeyim?

Kime ne diyeyim?  Yağmura sitem edemiyorum. Bulutlara veda edemiyorum.   Senden zaten hiç haber yok. Her yanımız savaş, her yanımız sancı. Sezen abla eskisi gibi bestesini yapmıyor, şiirlerin tadı yok. Can yok, Attilla yok,… Okumaya devam et