Monthly Archive: Aralık, 2016

Çok şey oluyor

Çok şey oluyor Hüzün mevsimindeyiz. Hüzünler bir bir düşüyor. Hüzünler çok sessiz. Hayatında kitap kapağı açmamışların oranı yüzde 50’yi bulan ülkelerde ne tür bir gelişme beklenir. Bence ülkem insanı sadece ekmek peynir yesin…… Okumaya devam et

Yağmur ve Şehir

Yağmur günlerdir yağıyor. Dün de bir başka yağdı. Dün hem dumanlar, hem de yağmurlar arasında kalmıştım. Üstelik kör bir kaldırıma çıkınca arabanın lastiği de paramparça olmuştu. Yollar sular içinde, kaldırımlar kendini ifade etmekten… Okumaya devam et

Dar Sokaklar

Solgun hatıraların serinliğinde kafamız demli.Hiç birşeye dokunmak istemiyoruz. Müzeyyen  bu dar sokaktan taşınmanın ötelerin de ötesine gitmenin planını her sabah anlatıp duruyor. Benim derdim başka. Kalmak ve gitmenin ötesinde bir şey bu. Kafamız… Okumaya devam et

Makarna Muhabbeti

Naçarlık bizimkisi. Adını koyduğumuz ve koyamadığımı onlarca dert bizi soluk soluğa bırakıyor. Özeti, darası yok. Lafı evirip çevirmeye hiç gerek yok. Yollarımız, yolculuklarımız, kırık dökük ifadelerimiz eğri-büğrü gidiyor işte. Yediğimiz makarnanın tadını almaya… Okumaya devam et

Özlenen Resimler

Dinlemesini bilmek, paylaşmak ve sonrasında üretmek.   

MERAK ETMEK 2

Bükük boyunlarımız; hazandan değil. Yürek ürpertimiz karanlık geceleri deliyor. Öfkemiz ah o öfkelerimiz. Afyonun adını unuttuğum o mahallesinde, Antalyanın karanlık dehlizlerinde, Ankaranın Kızılay arkasında, İstanbulun semtler ötesini aşan hıncımız ve ülkeleri aşan bitmeyen,… Okumaya devam et

Merak Etmek

Oturup öyle uzun uzadıya yazamıyorum. Ama çok merak ediyorum. Hele bu sıralar; sisin, dumanın ve tuhaf bir soğuğun olduğu demlerde daha çok merak ediyorum. Akşam eve geç gelen çocuğun merakından öte bir hal… Okumaya devam et

Böyle İşte

  Bu kadarız işte diyoruz. Aslında biz böyle olmayacaktık diyenler de oluyor. Yazmalarımız-çizmelerimiz, planlarımızı-projelerimiz falan filan. Bir şeyler işte. Yazmayınca da anlarsınız işte. Yaşımızı ve  gözlerdeki yaşlarımızı gizliyoruz. Gecelerde, sabahın erken saatlerinde ve… Okumaya devam et

Yaralıyız

Biliyorum yaralıyız.  Muhabbetlerimizde sancılar konuşuyoruz. Sessizliklerimiz, yapraklarını kaybetmiş bir ağaç yalnızlığında. Gece yorganı başımıza geçirip, muhasebemizi derinden derine yapamıyoruz; üşüyenleri düşünüp, saatlerce dönüp duruyoruz. Yorgun kalkıyoruz. Yol yordamı da tam bilmiyoruz. Rüyalar görüyoruz;… Okumaya devam et

Üşüme zamanı

Bakmayın öyle üfül üfül estiğime. Aslında içimde her dem hüzünlü bir ney çalıyor. Anasını kaybetmiş bir kuzunun perişanlığı ile fırıl fırıl sağa sola toslayıp duruyorum. Sana diyemiyorum, yoldan gelen geçenlere diyemiyorum. Geçmişin bütün… Okumaya devam et