YOK

Biraz diyorum.. Yani biraz işte.. Birkaç kelime, birkaç  cümle.. Sen desem. Yanımdasın desem. Derdimsin, dermanımsın desem.. Öyle konuşmadan otursan. Öyle sefilliğime aldırmasan. Kararsızlığıma, küsmüş halime kafayı takmasan. Saatlerce dursak öyle.. Yoksun işte..

Eskisi gibi bir simitçi fırını yok. Mecidiyeköy yok. Balık ekmek yok. Gaziantep’te bir fırında ekmek almak yok. Kale dibinde acılı bir lahmacun yemek yok. Mut yolunda serin bir kavun yemek, bir dut ağacı altında soluklanmak yok. Ve tabi sen yoksun. Sesin yok, renkli konuşmaların yok.

İbo kardaşım bu yokluklar bizi nereye götürecek bilemem. Alıp başımızı hicretten bir başka hicrete gidiyoruz işte..  Varsın o yoklar olmasın.. Biz varız,  yüreğimizde tükenmeyen aşkımız var. Bir gün karşımızda oturacakların pembemsi hayali bir kenarda dursun. Yolumuz uzun yapacaklarımız çok. Hele beklesin anamız, bahçemiz, toprağımız..

Reklamlar