Category Archive: 30 GÜN

30 GÜNÜN 14. GÜNÜ

Bir tuhaf döngüdür gidiyor. Ben ve Aysun çok yaralıyız. Çok çırpınıyoruz. Ben ve Aysun  hallerimizi birbirimize anlatıyoruz. Aysun Pınarbaşı’nda döktüğü terleri, bense uykusuz gecelerin binbir türlü hallerini anlatıyorum.  O beni uzun uzun dinliyor.… Okumaya devam et

30 GÜNÜN 13. GÜNÜ

Bir ‘Cebeci İstasyonu’ ayrılığı yaşıyoruz. Yapılanlar çok ağrımıza gidiyor. Gitmeliyiz.

30 GÜNÜN 12. GÜNÜ

Ya sonra? Bir Bozhüyük sabahında ve hatta bir Beyşehir akşamında da mahsunluğunu gönlüme gömdüm. Yollardaydım. Bir yanım kırık dökük haldeydim. Epeycede uykusuzdum. Birisi bamtelime dokunup duruyordu. Aldırmıyordum. Kırmızı ve siyah renkleri seçemiyordum. Yoldaydım.… Okumaya devam et

30 GÜNÜN 11. GÜNÜ

Dün zabıtalar bizim dükkanın yeşil boyalı kapısına kilit üstünü kilit vurdular. Kilitler paslı mıydı, hangi markadır hatırlamıyorum.   Vay efendim, kaldırımları işgal etmişiz. Vay efendim, köyden gelen eşekler dükkan önüne neden park ediyorlarmış?… Okumaya devam et

30 GÜNÜN 9. GÜNÜ

9 Geç kaldık be gülüm. Sen ve ben yağmurun çocukları. Herşey için geç kaldık. Aldatıldık mı? Yoksa hep arabesk mi takıldık?  Rahmetlik Karakoç abiye takıldık da biraz isyanın çiçeklerini mi kokladık? Ne oldu… Okumaya devam et

30 GÜNÜN SEKİZİNCİ GÜNÜ

Dün ülkeme ve zavallı dünya dair girdaplı haller dinledim. Susdum , şaşırdım boyutsuzluk hallerine girdim. *Yollara kezzaplar serpilmiş, mehtap çıkmaz olmuş. İnsafsızlık her yanı sarmış. Kullaklarımı tıkamak istedim, rüzgarlarla savrulup, Kaf Dağı ötesine… Okumaya devam et

30 GÜNÜN YEDİNCİ GÜNÜ

Gelmedin de ne oldu? Gittin de bütün arzularına kavuştun mu? Bunun adına ihanet, bunun adına vefasızlık mı desem. İçim dışım, damarlarımdaki bütün hücreler bozbulanık akıyor. Sınıfta, sokak başlarında, kürsülerde yaptığım bütün sunumlar, pedalı… Okumaya devam et

30 GÜNÜN ALTINCI GÜNÜ

Gayri diyeceğim kalmadı Murtaza. Seherlerde şarkılarını söyleyen sabah kuşları sussun. Bir tükenmişlik, bin iğrençliktir gidiyor. Şırıltılarında demlendiğim çınaraltı pınarı sussun. Yıkılmışız, geceler bitmiş, gündüzler avare. Ümitler ah ümitler. Harcanan çocuklarımız, harcanmış gençliğim, harcanan… Okumaya devam et

30 GÜNÜN BEŞİNCİ GÜNÜ

Gençliğimizin soğuk ve yoksul zamanlarında okumuşluğumuz var. Dam başlarında, bir zeytin ağacı altında, bir dağ başında kaya üstünde veya Akyazı’da fabrika işçilerinin kaldıkları bekar evinde de hep okumuşluğumuz vardır. Tadına doyum olmayan okumalardı.… Okumaya devam et

30 GÜNÜN DÖRDÜNCÜ GÜNÜ

DEFTER KARALAMALARI Monaroza ve Mihriban sonrası karalamalarımız da oldu. İstanbul, Konya ve hatta Akçakent hattında yazdık. Öksüz gündemler içinde boğulduk. Küçüklüğümüze mühür vurduk. Duvarlarının sıvaları dökük odalarda büyük düşündük. Aşağıdaki notların çoğu öylesine… Okumaya devam et