Category Archive: RIZANIN GÜNLÜĞÜ

Dağınıklığımız, İsyanımız ve Bir de Okumalarımız -5-

Yoksulluğu yazmış Mustafa Kutlu abi. Daha öncesinde yazanlar da olmuş.  Ama nedense  Kerime Nadir okumuşum, Sait Faik Abasıyanık’a takılmışım. Daha ötesinde Hüseyin Rahmi Gürpınar’ı okumuşluğumuz vardır. Ve bir çok yazar hayatımıza girmiş. İyi… Okumaya devam et

Dağınıklığımız, İsyanımız ve Bir de Mevsimlerden Sonbahar -4-

“Mevsim sonbaharmış. Başlarım ulan sonbahardan, bahardan. Ulan Rıza, Ulan Rıza biz hergün kış yaşıyoruz haberin var mı?” Tamirci Celalin oğlu İdris işte… Çocuk, her cümleye küfürle başlıyor. Dün Camlı Kahve’de bunun daha ötesini… Okumaya devam et

Dağınıklığımız, İsyanımız ve Bir de Gurbet -3-

Dardayız. Kime ne söyleyelim. Diyecek söz yok işte. Yorgunuz. İşlerin tadı tuzu yok. Proje falan hikaye. Laf olsunları konuşuyoruz. Her saniyemiz hüzün türkülerine dönmüş. İşin garip tarafı yapılacak işler de çok. Gurbetteyiz. Hep… Okumaya devam et

Dağınıklığımız, İsyanımız ve Bir de Ahmet Abi -1-

Ne isyan şiirleri yazabiliyoruz, ne ona buna,  ne de diğerlerine, söylenecek sözleri  biraraya getirip sıralayabiliyoruz. Sevda yazıları da yazılmıyor. Ayrılık  ya da zulüm dökülüyor satırlara. Haber alınmayan kardeşler, arkadaşlar ve dahası var. Herkes… Okumaya devam et

Biraz haysiyet meselesi

Biraz haysiyet meselesi yapıyorum. Parasızlık, eve ekmek götürememek adamın canını sıkmıyor. Yamalı pantolon ve lastik ayakkabıya da taktığım yok. Elalemin tuhaf tuhaf bakması yürek sıkıyor. Bakkal Murtaza, fırıncı Abid de can sıkıyor. Ulan… Okumaya devam et

Biraz Böyle Geçiyor Hayat

İş sadece hamur yoğurmak olsa. Kurşun olmuş her an. Sana ne hamurdan. Biraz böyle geçiyor hayat. Gecenin ötesinde seslenebildiğim şu ki, beyhude insanlar tüketiliyor. Birileri ha bire beyhude hergün konuşuyor. Bunlara bakan bizim… Okumaya devam et

Yazıyoruz İşte,

Şehirlerin gölgesinde, duvar diplerinde, elektriğin gittiği anların mum ışığı titreğinde, hatırası bol ağaç altlarında yazıyoruz işte. Yitik gençliğin hatırası bizde, yokluğu iliklerinde hissetmiş bedenin yorgunluğu yazdırıyor bize. Küskün ayrılıklar, aşkını yitirmiş hayaller ve… Okumaya devam et

Şaire Kafiyesiz Birkaç Kelam

Burada ıhlamurlar çiçek açmıyor be Şair!  Yağmur var; tadsız. Takvimler günleri gösterir; yapraksız. Duruşlar sahteliğin ötesinde gübrelik. Türküler notasız; sesler bozuk. Beklemeler de olmuyor artık be şair! Dostların sabırları zıvanadan çıkmış; düşmanın nereden… Okumaya devam et

Yalakalık

  Sahte. Tebessümün, söylediklerin, yazdıkların, çizdiklerin, projelerin ve hatta yalakalığın bile sahte. Sana zamanında öğrencilik yapanlar tez-mez hazırlayanların yüzde kaçı gurur duyuyordur. Hani senin adamlarından birine Bursalı bir teyze gayri ihtiyari yalaka demişti… Okumaya devam et

Biraz

Hani biraz dedim ya. Çamura batmış elbisemle yorgunum. Yükten gelmişim; biraz garibim. Esma Teyzenin oğlu Halil de benimleydi. Halil işte. Biraz serseri. Geçen kışın yorgunu. Halil ile çok konuştuk. Daha doğrusu hep o… Okumaya devam et