Dağınıklığımız, İsyanımız ve Bir de Mevsimlerden Sonbahar -4-

“Mevsim sonbaharmış. Başlarım ulan sonbahardan, bahardan. Ulan Rıza, Ulan Rıza biz hergün kış yaşıyoruz haberin var mı?” Tamirci Celalin oğlu İdris işte… Çocuk, her cümleye küfürle başlıyor. Dün Camlı Kahve’de bunun daha ötesini… Okumaya devam et

YAZMAYA NE GEREK VAR

Hepimiz çok yorgunuz… Hepimiz yaralı…  Yazmaya ne gerek var..

Dağınıklığımız, İsyanımız ve Bir de Gurbet -3-

Dardayız. Kime ne söyleyelim. Diyecek söz yok işte. Yorgunuz. İşlerin tadı tuzu yok. Proje falan hikaye. Laf olsunları konuşuyoruz. Her saniyemiz hüzün türkülerine dönmüş. İşin garip tarafı yapılacak işler de çok. Gurbetteyiz. Hep… Okumaya devam et

Dağınıklığımız, İsyanımız ve Bir de Meryem -2-

Ne berberin önünden geçesim var, ne de Kardeşler Kebapçısı’na uğrayıp bir kavurma yeme isteğim var. Zaten et-met de yemeyi bırakmak üzereyim. Canımız sıkkın mı sıkkın. Sebebini sadece bizim mahalle değil, sekiz mahalle ötedeki… Okumaya devam et

Dağınıklığımız, İsyanımız ve Bir de Ahmet Abi -1-

Ne isyan şiirleri yazabiliyoruz, ne ona buna,  ne de diğerlerine, söylenecek sözleri  biraraya getirip sıralayabiliyoruz. Sevda yazıları da yazılmıyor. Ayrılık  ya da zulüm dökülüyor satırlara. Haber alınmayan kardeşler, arkadaşlar ve dahası var. Herkes… Okumaya devam et

Diğer Yazılar

Şehre Düşen Notlar:   https://agpakm.wordpress.com/                 Tarihe Düşen Notlar:  https://esince.wordpress.com/

Ben sana yar olamadım!

Ben sana yar olamadım. Yol olamadım. İşin delisi hiç olamadım. Böyle dertlenme mi olur? Yarım yamalak divanelik bu aşka yakışır mı? Dağların karı olmak vardı, bahar gelsin diye. Bir çeşmenin musluğu olmak vardı,… Okumaya devam et

Ayaz Geceler

Bugünlerde unutuyorum: İsimler gelmiyor aklıma, yer isimleri silinmiş gidemiyorum, kelimeler uzaklaşmış cümle haline gelmiyor. Forest Gump hergün yazıp durmuştu ya, ben de yazmaları unutmuyorum. Cümlelere inat, biraraya gelmeyen harflere küskün yazıyorum. Hele bir de… Okumaya devam et

Yürüyoruz….

Biz ancak figan ediyoruz. Gür çıkan sesimiz suskun. Sen de suskunsun. Yürüyoruz. Ayaklarımız çıplak. Sen içimde konuşuyorsun. Biraz geçmişe kırgınlığımız var. Biraz ‘Hey gidi günlerin’ özlemiyle saatleri unutuyoruz. Sen içimde figan ediyorsun. Güneşin… Okumaya devam et

Kimseye birşey demesek

Bizim denilen toprakların insanları artık yabancı gibi geliyor. Hani o küfürleri ağzından düşmeyen insanlar. Komşusu hakkında atıp-tutanlar, çekiştirenler, şuna buna laf yetiştirenler. Bağıra-çağıra konuşan o insanların bir ferdi olmaktan çoğu vakit utanıyorum işte.… Okumaya devam et